Başbakan Yardımcısı Şimşek Birlik Genel Kurulu’nda…

Türkiye Sigorta Birliği’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı, 28 Nisan 2017 Cuma günü Birlik üyesi 63 şirketin yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Kurul’a Başbakan Yardımcımız Sayın Mehmet Şimşek’in yanı sıra Hazine Müsteşarlığı başta olmak üzere ekonomi bürokrasisinin üst düzey yöneticileri ile finans sektöründen davetliler katıldı.

Motorlu Araç Sigortaları Dışındaki Sigortalarda Uygulanacak Asgari Ekspertiz Ücret Tarifesine İlişkin Genelge (2017/3) yayımlanmıştır.

Detayları Görmek İçin Tıklayınız.

Üyemiz şirketlerden derlenen verilere göre 2017 yılı Mart sonu itibarı ile toplam prim üretimi geçen yılın aynı dönemine göre %15,7 artış ile 12.417.171.440 TL olarak gerçekleşmiştir.

Tablolara ulaşmak için tıklayınız.

Tekaful Çalıştayı

05.05.2017 tarihinde Sigortacılık Genel Müdür Vekili Sayın Şerif ÇAKIRSOY’un ve katılım sigortacılığı alanında faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin temsilcilerinin katılımıyla Birlik çatısında katılım sigortacılığının gelişimi ve geleceğine yönelik bir çalıştay gerçekleştirilmiştir.

Insurtech’i Benimsemekte Risk Var Mı?

Sigortacılar dijital dünyaya aceleci bir hamle ile giriş yaparken buzdağını akıllarında tutmalılar. Bütün riskler inovasyonun kendisiyle bağlantılı da olmayabilir. Kesin olan tek şey var: o da suyun altında kalan bilinmeyen kısım.
Sigortacılar dijital devrime çeşitli yollarla aktif olarak katılım gösteriyor: 1) inovasyon laboratuvarları kurmak, 2) partnerler bularak Insurtech’i hızlandırmak, 3) Insurtech şirketlerine yatırım yapmak, 4) Insurtech şirketlerini satın almak. Tüm bunlar güncel ve rekabetçi kalabilmek için makul yaklaşımlar. Ancak kulak verilmesi gereken birkaç uyarı var:
Odaklanma Riski:
Sigortacılık basit bir iş değildir. Makineler binlerce özdeş öğe üretmek üzere ayarlanamaz, bir satış son değildir ve rekabet asla düşük seviyede olmaz. Sigorta; aktüeryal tahminlere, sermaye modellerine, karmaşık ve çok katmanlı sözleşmelere, birçok durumda talep işlemeye dayanan karmaşık bir iştir. Bu nedenle, şirketler, iyi sonuçlar elde etmek için işin temelinde olan işlev ve metriklere odaklanmalıdır.
Yıllar boyunca sigorta sektörü birçok olguya uyum sağlamış durumda 1) İç operasyonlarda otomasyon, 2) acente/broker ile elektronik ara yüz, 3) kâğıtsız çevre, 4) düzenleyiciyle şeffaflığı artırma ve 5) siber ve tedarik zinciri dağıtımı gibi yeni risklere karşı ürün geliştirme. Şimdiyse, paydaşlarla dijital olarak etkileşim içinde olmak ve yeni ürün geliştirmek için yeni yollar yaratıyorlar.
Dikkat edilmesi gereken nokta, sigortacıların, dijital girişimleri üzerinde çok fazla yoğunlaşmamaları ve risk değerlendirme, hasarlar, aktüerya, finans ve müşteri hizmetleri gibi temel işlerin üzerindeki yetkinliklerini kaybetmemeleri gerektiği. Aynı şekilde, sigortacılar, iklim değişikliği, terörizm ve siber tehditler gibi çevre üzerindeki diğer yıkıcı güçleri görmezden gelemezler.
Yatırım Riski:
Insurtech’e yapılan yatırımlar akla diğer yatırımlara ne kalır sorusunu getiriyor. KPMG raporuna göre Fintech’e yapılan yatırımlar yavaş başlamışken Insurtech’e yapılan yatırımların özellikle 2016 üçüncü çeyrekte hızlandığını belirtiliyor. Yatırım eğiliminin de bu hızda devam etmesi bekleniyor.
Büyüme Riski:
Sigorta sektörü, büyüme olmamasının yanında büyüme olmasının da riskli olduğu bir sektör. Bu sebeple şirketlerin büyürken dikkatli olması önemli.
Insurtech'e yatırım yapmanın nedeni, yazılan yeni işi artırmaksa Insurtech geliştirmeleri ile ne kadar yeni ve ne tür işler yazacaklarına dikkat etmeliler. Insurtech, sigortacılar için mevcut işlere devam etme imkânı verirse, sonuç daha az riskli olacaktır.

(Kaynak: Insurance Thought Leadership, 17 Nisan 2017)

Yaşam Beklentisindeki Değişiklikler İngiltere’nin Emeklilik Açığını 310 Milyar İngiliz Sterlini Azaltabilir

PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından yapılan analize göre, yaşam beklentisindeki gelişimin yavaşlaması İngiliz emeklilik açığının 310 milyar İngiliz Sterlini azalmasına neden olabilir.
Açıklanan rakamlara göre, emeklilik fonlarındaki açığın 2017 Nisan ayının sonunda bir önceki aya göre 30 milyar İngiliz Sterlini artışla 530 milyar İngiliz Sterlini düzeyinde gerçekleştiği görülüyor.
Bununla birlikte, bu yılın başlarında yaşam beklentisi yüzyılın başlangıcından daha yavaş bir oranda geliştiği görülüyor. Bu eğilimin devam etmesi halinde, PwC, açığın 220 milyar İngiliz Sterlini’ne kadar azalacağına inanıyor.
PwC’nin söz konusu araştırması, Mercer danışmanlık şirketinin mortalite iyileştirmelerinin durması sonucunda FTSE350’nin (en büyük 350 şirket) emeklilik yükümlülüklerinden 2,5 milyar İngiliz Sterlini azalabileceğini ortaya koyan bulgularını açıkladığı güne denk gelmiştir.
Bununla birlikte, PwC’nin aksine Mercer danışmanlık firması uzun vadede yaşam beklentisinin düzeleceğini ve tanımlı fayda (DB) emeklilik açıklarındaki baskının artmaya devam edeceğini belirtiyor.

(Kaynak: The Actuary, 4 Mayıs 2017)

Giyilebilir Teknoloji, Sigortacıların Kamusal Algısını Nasıl Değiştirebilir?

Willis Towers Watson’ın hayat sigortalarındaki mortalite ve uzun yaşam bölümü müdürü Matthew Edwards’a göre giyilebilir teknoloji sigortacılar ve özel sağlık sektörü için önemli bir fırsat sunuyor.
Giyilebilir teknoloji, sigortacıların hem riski daha iyi ölçmelerine hem de poliçe sahiplerinin çıkarları doğrultusunda sağlıklarıyla ilgili çalışmalar yapmalarına olanak vereceğini belirtiyor.
Risk ölçümüne bakılarak, giyilebilir teknoloji, telematik ile kullanım esaslı sigortacılığın araç sigortalarında kullanımının hayat sigortalarında karşılığı olabilir ve sigortalıların alışkanlıkları ve davranışları hakkında önemli bilgiler sağlayabilir.
Aracında telematik kullanımını kabul eden sigortalıların farklı bir risk grubu oluşturacağı gibi giyilebilir teknoloji kullanımını içeren hayat sigortası ile ilgilenen sigortalıların da diğer poliçe sahiplerinden zıt özellikler sergilemeleri muhtemeldir.
Ancak, giyilebilir cihazların bir ölçüm cihazı olmasından ziyade, sigortacılar, sigortalılar için finansal bir güvence sağlamak kadar daha iyi bir yaşam tazı elde etmelerini sağlamak için de çalıştıklarını göstererek kendilerini daha olumlu sunabilirler. Bu durum, eğer doğru şekilde uygulanırsa, kamuoyunda olumlu bir intiba bırakacaktır.
Giyilebilir teknoloji kullanan poliçe sahiplerine indirim sağlanmasının yanı sıra, sağlıkları ile ilgili, örneğin günde kaç adım attıkları gibi, verilerin işlenerek bu veriler ışığında da poliçe sahiplerine indirim sağlanmalıdır.
Özetle, giyilebilir cihazlar sadece sigortacıların ve sağlık kuruluşlarının değil, medikal araştırmacıların ve sağlıklarını iyileştirmek isteyen ofis çalışanlarının da büyük ilgi gösterdiği bir alan olmaya başlamıştır.

(Kaynak: Life Insurance International, 4 Mayıs 2017)


 

 
E-BÜLTEN SAYI:
147
MAYIS - 2017
 
Tüm Hakları Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğine Aittir. © 2013 TSRSB